Ana sayfa Anne ~ Çocuk Çocuklarda Obezite ile Karşı Alınacak Önlemler

Çocuklarda Obezite ile Karşı Alınacak Önlemler

Çocuklarda Obezite

Çocuklarda obezite, çocuğun vücut ağırlığının normal düzeydeki vücut ağırlığına oranla fazla olmasıdır. Obezite, çocuğun sağlığını olumsuz etkileyebilir ve erişkin yaşamda kronik hastalıklara yol açabilir. Çocuklarda obezite, genellikle aşırı yeme ve az hareket etme sonucu oluşur.

 

Ayrıca, genetik veya hormonlar gibi faktörler de obeziteye neden olabilir. Çocuklarda obezite tedavisi, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz programlarını içerebilir. Ayrıca, çocuğun psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması ve aile içi faktörlerin değerlendirilmesi önemlidir.

 

Son yıllarda giderek artan ve artmaya da devam eden şişmanlık (obezite) artık küçük çocuklar da sıkça görülmeye başladı. Ülkemizde en çok tartışılan sağlık sorunlarından birisi haline gelen obezite, değişen beslenme alışkanlıklarıyla birlikte sadece yetişkinleri değil, çocukları da tehdit ediyor.

 

Çocuklarda Obezite ile Karşı Alınacak Önlemler

Her yaş grubunda görülen ve “vücutta aşırı yağ depolanması” anlamına gelen obezite, en çok büyük şehirlerde yaşayan çocukları etkiliyor. Erişkin şişmanların çoğunda obezite başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı ve beslenme bozukluklarına bağlı olarak çocuklarda hipertansiyon vakaların da büyük artış yaşandığı uzmanlarca söylenmektedir.

 

Hipertansiyondan başka obezite; kalp-damar hastalıkları, mide rahatsızlıkları, felç, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, nefes alma zorluğu, karaciğer hastalıkları, uyku problemleri, kas problemleri, eklem sorunları ve cilt problemleri gibi sorunlara da yol açıyor. Ayrıca fiziksel bozukluğun yanında psikolojik olarak da zararları olan obezite, çocuklarda algılama ve iletişim bozuklukluğuna, özgüven eksikliğine, tembelliğe, depresyona, arkadaşsızlığa, sosyal yaşamdan uzaklaşmalarına da neden oluyor.

 

Obezite ve Vücut Yağ Miktarının İlişkisi

Obezitenin belirlenmesinde vücut yağ miktarı önemli bir faktördür. Vücut yağ oranı, vücut ağırlığının yağ hücrelerinden oluşan bölümünün yüzdesidir. Obezite, vücut yağ oranının normal düzeydeki vücut yağ oranına oranla fazla olmasıdır.

 

Vücut yağ oranını ölçmek için birçok yöntem vardır. En yaygın olan yöntemler arasında:

  • Beden Kitle İndeksi (BMI) : kişinin vücut ağırlığının boyunun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Ancak, bu yöntem sadece kişinin kilosunu ölçer ve vücut yağ oranını doğrudan ölçmez.
  • Biyoelektrik Impedans (BIA) : cildin altından geçen elektrik akımı kullanarak kişinin vücut yağ oranını ölçer.
  • Skinfold Calipers : cildin altındaki yağ tabakasının kalınlığını ölçmek için kullanılan bir alet.
  • Dual-energy X-ray absorptiometry (DXA) : radyasyon kullanarak kişinin vücut yağ oranını ölçer.

 

Her yöntemin doğruluğu ve hassasiyeti farklıdır, bu nedenle, obezitenin belirlenmesinde en doğru sonucu elde etmek için birden fazla yöntem kullanılması önerilir. Ayrıca, vücut yağ oranının belirlenmesinde sadece ölçümlerin sonuçları değil, aynı zamanda kişinin genel sağlık durumu, yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivite düzeyi de dikkate alınmalıdır.

 

Obezitenin belirlenmesinde vücut yağ miktarını gösteren ölçümler ve bunlara dayalı formüller tercih ediliyor. Fazla yağ, genellikle deri altında ve diğer dokularda biriktiğinden; deri kıvrım kalınlığı, ağırlık-boy uzunluğu ve bel-kalça oranlarına göre ölçü değerlendirmeleri yapılıyor.

 

Obeziteye her şeyden önce, çok yemenin neden olduğu biliniyor. Uzmanlar “fast food” şeklindeki beslenmede kullanılan çeşitli kimyasal maddelerin aşırı yeme isteği uyandırdığını ileri sürüyorlar. Sorunun temelinde genellikle çocuğun genetik yapısı da yatıyor.

 

Yapılan araştırmalar şişman anne babaların çocuklarının obez olma olasılığının %80 olduğunu ortaya koyuyor. Bütün bunlara düzensiz yemek yeme, aburcuburlar ve çevre faktörü de eklenince şişmanlık kaçınılmaz oluyor.

 

Bitkisel Proteinlerle Obezite Tedavisi

Bitkisel protein, obezitenin tedavisinde kullanılabilecek bir yöntem olarak kabul edilir. Bitkisel protein, genellikle hayvansal protein kaynaklarından daha az yağ içerir ve daha yüksek miktarda lif, vitamin ve mineral içerir. Bu nedenle, bitkisel protein alarak kalori alımını azaltmak ve aynı zamanda sağlıklı besinleri tüketmek mümkündür.

Bitkisel protein kaynakları arasında:

  • Nötrötler (tofu, tempeh, natto)
  • Fasulye ve baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi)
  • Tahıllar (bulgur, quinoa, amarant)
  • Bitkisel sütler (soya sütü, mandalina sütü, badem sütü)
  • Bitkisel protein tozu (soya, hemp, kenevir)
  • Kinoa
  • Quinoa
  • Chia tohumu
  • Hempseed

 

Obezlerin fazla yeme isteğinin aile çevresinden edinilen bir alışkanlık olduğu ileri sürülmektedir. Beslenme alışkanlığı olarak bitkisel protein içeriği düşük, yağ oranı yüksek çok kalorili yiyeceklerle beslenen çocuklarda obezite daha kolay gelişiyor. Fiziksel faaliyet eksikliği, aşırı televizyon izleme gibi çocuğu hareketsizliğe mahkum eden aile alışkanlıkları da çocuğu şişmanlığa sürüklüyor.

 

Beslenme ve hareketsizliğin dışında işin bir de psikolojik yönü de bulunmakta. Anne ile baba arasındaki ya da ebeveynlerle çocuk arasındaki olumsuz ilişkilerin çocuğun ruhsal yapısını olumsuz etkilediği ve bunun da aşırı yemeye neden olduğu bilinmekte.

 

Çocuğun okuldaki başarısızlığı, arkadaşları ile anlaşamaması ya da hiç arkadaşının olmaması, ebeveynleri ile iletişim kuramaması, tek çocuk olması, kavga ve stresin çok olduğu ortamlarda yaşaması ve boşanmış bir aile içinde yetişmesi çocuğun yemek yeme alışkanlığını etkiliyor.

Bir önceki yazımız olan Rahat Bir Gebelik Dönemi İçin Neler Yapılmalı başlıklı makalemizde Bel Ağrısı, Gebelik ve Karın Ağrısı hakkında bilgiler verilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here